Sunday, May 10, 2015

MELEK ANNECIGIMIZE

Oncelikle bastan tum annelerin anneler gununu kutlayim da ayip olmasin sonra. Ama benim yazim tabi ki ozellikle benim biricigime, vazgecilmezim, yerine kimseleri koyamayacagim canim annecigime, annecigimize:)


Hic kosulsuz sevmek ve sevilmek ne kadar guzel bir sey. Ablacigimla ben bunu taaaa kucucukken hissettigimiz icin ne kadar sansliyiz. Hele de ben ekstra sansliyim, neden mi cunku dunyaya gozumu actigimdan beri en yakin 2 yoldasim, 2 sirdasim, yol gosterenim, dert ortagim, kahkaha arkadaslarim var.


Ilk defa annemden ogrendik biz otoritenin kizarak, bagirarak veya guc gostererek olmayacagini. Insan en cok gercekten sevdiginin sozunu dinler, sevdigi uzulmesin diye elinden geleni yapar. Yani kucukken ufak yaramazliklarimiz (ne kadar ufak bilemeyecegim gerci:)) olmustur ama belli bir yasa ulastiktan sonra annecigimizi uzmemek icin elimizden geleni yaptik biz, artik hatamiz olmussa da affola. Ama ne kadar ne yapsak da nafile, annecigimizin hakkini odemek ne mumkun.

Su yasimiza geldigimizde hala‚ "insallah ileride annemiz gibi oluruz" diyorsak, artik siz yapin hesabini. Oyle guzel anilar biriktirdik ki biz uc kiz kardes, uc arkadas (yanlis anlasilmasin, annem, ablam ve benden bahsediyorum tabi ki:)) yeri geldi anisin yesil gozlerini cakmak cakmak acmasi ile aniden frene bastik, sonuc basimiza gelecek nice buyuk belalardan kurtulduk sayesinde. Gerci sozunu dinlemedigimizde neler oldugunu vucudumuzda olusan kalici dusme izlerinden hala hatirlariz ya neyse kucuktuk o zamanlar:)) yeri geldi birbirimizin gozlerine bakinca bitmeyen gulme krizlerine de girdik.


Yuzmeyi, masa tenisini, tavlayi, turnike atmayi hep ondan ogrendik, sonuc kendisine pek rakip olamadik ya neyse:) Ama hepsinden onemlisi kucuk seylerden mutlu olmayi, sukretmeyi, azimli olmayi ve hayallarine, ideallerine simsiki tutunmayi ogrendik. Bunun yaninda matematigin temelini, guzel oje surmeyi, masa duzeninin onemini, dik durmak gerektigini, topuklu ayakkabi ile yurumenin inceliklerini, hizli yemek yapmayi, yaparken bir taraftan da toplamayi, kitabini yanindan eksik etmemeyi ogrendik. Varligi bize hep en buyuk destek canim annemizin, Allah’im basimizdan eksik etmesin insallah.


Asla yasini soylemekten cekinmez bizim pamuk prensesimiz, cunku hep hissettigi yastadir o. Bu enerjisi, guzelligi de hic eksilmesin insallah. Atom karincadir, benden istedigi cok seyi daha ben kalkmadan alip gelmisligi coktur:) Hele de bir yerlere hazirlanirken sakin sakin ayaginin altinda dolasanlara hic tahammul edemez. Rengi ve dakikligi acisindan icine bir Alman kactigini dusundugum canim annem, ne beklemeyi sever ne de bekletmeyi. Saci, basi, makyaji, kiyafeti tum detaylara dikkat etmesine ragmen her zaman vaktinde hazir olan anisimiz son dakikada kapi onunde babami bekleyerek Turk standartlarini sasirtir:)


Icinin guzelligi disina yansimis sozu cok da dogrudur, bakiniz canimiz, omrumuz annecigimiz. Aslinda eminim her anne sefkatlidir, ozeldir, guzeldir ama biz kucuklugumuzden beri boyle bir anneye sahip oldugumuz icin cok sukrettik hala da ederiz. Anne sever ama sevdigini gosterebilmek de onemlidir, biz bunu doyasiya hissettik. Iyi ki de sevdigini cok gosterme simarir sacmaligi hic yoktu bizim hayatimizda. Mutluyuz, duaciyiz, binlerce kez sukrediyoruz boyle bir annemiz olduguna, gercek sevmenin, sevilmenin nasil bir sey oldugunu cok kucucukken ogrenmemize, dunya iyisi, varligi yasam sebebimiz olan bir ornegimiz olmasina ve annecigimizin guzelliginden az bucuk da olsa nasiplenmemize:)


Tekrar diyorum Allah seni basimizdan eksik etmesin pamuk prensesimiz, omur boyu mutlu, saglikli, sihhatli, huzurlu ol. Bugun senin gunun, anneleri gunun kutlu olsun, daha nice nicelerine insallah. Bir anneler gunu daha yaninda degilim ama kocaman opucugumu hisset ne olur, ablacigim da opecek benim icin seni. Hatta ac sen simdi o pamuk kollarini, kocaman sarilayim, birakma sakin, daha opmeye doyamadim….


Wednesday, April 1, 2015

KARDES CANDIR


Su fotografta gordugunuz onde oturan mutlu bebek benim ve arkamdan lule lule saclariyla, fistik fistik gulumseyen de biricik ablacigim:) Iste tam o gun bugundur arkamda ablamin sicakligini hissettigim gunden beri hep boyle mutluyum ben. Insan o sicakligi dunyanin diger ucuna gitse bile hissediyor. Hayatta sadece varligi ile bile sizi mutlu eden insanlarin olmasi ne kadar buyuk sans. Ablacigimin uzerimdeki emegi oyle coktur ki sanirim onu yazmaya sayfalar yetmez ama elimden geldigince tesekkur etmeye calisayim. Oncelikle benim en buyuk sirdasim, destekcim, yol gosterenim oldugu icin tesekkur ediyorum. Gozyaslarimin en buyuk ortagi, mizmizlanmalarimin en yakin sahidi, anlik aglama ve ondan daha da anlik gulme krizlerimin yol arkadasidir. Dolayisiyla yeni yasinda ablacigima benim bu hallerime dayanmasi icin bolca sabir diliyorum:) biz oyle aci, tatli, komik anilar biriktirdik ki bu zamana kadar, gercekten hepsinin yeri bende cok ayri. Baska biriyle paylassam eminim ayni olmayacakti. Guzeldi cunku yanimda ablam vardi. Bisiklet kazalarimiz, ruh cagirmalarimiz, havuz maceralarimiz, karda kahvaltilarimiz, yolda kalislarimiz, hediye alip saklayamayislarimiz, mutfakta yemek yakisimiz, en resmi anda birbirimize bakip gulme krizine tutulmalarimiz, hali havalandirmamiz, buzdolabi uzmanligimiz ve neler neler. Her animiz da cok mutlu degildi tabi ki ama emin oldugum birsey var ki ben bircok guclugu ablamsiz kolay atlatamazdim. Gercekten varligi icin oyle cok sukrediyorum ki.

Biz aslinda birbirinden cok farkliyken bir o kadar da ayniyiz, o yuzden de birbirimizi cok iyi tamamlariz. Sadece birbirimizin ayakkabi, kiyafetini tamamlayamiyoruz malum durum ortada:) biz ikimizin dogdugu gunden en buyuk hediyeseyiz. En buyuk hediyem, dilerim tum hayatin boyunca hep cok saglikli, mutlu, huzurlu, nese dolu, sansli, sevdigin insanlarla birlikte olursun. Tum guzellikler seni bulsun.

Ben ablacigima kavustum, yine cokca mutlu oldum. Tum uzakta olanlar da bence bir an once kavussun, o sicaklik baska kimsede hicbirseyde yok.

Asagida fotograf cok da anlamli olmus canim ablam. Almanlar bol sans dilemek icin ellerini aynen senin yaptigin gibi yaparlar ve soyle derler ‚Ich drück dir fest die Daumen‘:) Aynen oyle ablamcim, tum hayatinda bol sans:)




Monday, February 9, 2015

ISTANBUL ve BERLIN'E ITHAFEN

Demek insanin bir yere ait olmasi icin orada dogup, buyumesine falan gerek yokmus. Hatta kisi ayni anda ayri yerlere ayni sekilde ait olabilirmis. Onemli olan gecirilen zamanin fazlaligi degil, guzelligiymis, kiymetiymis. Benim evim sirtimda, gezerim, aitlik de neymis diyenlere bile hayat bunu gosterirmis.

Istanbul-Berlin, Berlin-Istanbul bunyemi sasirtti benim..bir garip haller aliyorum her gidis gelisimde. Evimden ayrilip, yine evime gidiyor gibiyim. Gozumun bir tanesi uzulup, agliyor, digeri mutluluktan parliyor. Kalbin bir tarafi kirgin kalirken, diger tarafi kan pompalamaya devam ediyor. Meger yurek bircok seyi ayni anda, ayni coklukta sevebilecek kadar buyuk, gereksiz seylere hic yer ayirmayacak kadar kucucukmus. Meger ozlemek icin saniyeler yetermis, mesafelerin azligi coklugu onemsizmis. Insan hep birseyleri ozlermis..Sonuc, bazen gidemezsin de, kalamazsin da iste oyle garip bir durum..

  

Sunday, January 11, 2015

YENI YAS DILEK LISTEM:)

Yeni yasim icin ailemle gecen hafta ve dun cok sevdigim arkadaslarimla birlikte kestigim pastadan sonra bugun ve  gelecek pastalarim icin bir degisikliklik yapmaya karar verdim. Birlikte kutlayacagim insanlari sevindireck bir haber bu, ailecigim ve dunku cok sevgili arkadaslarim malesef sizde daha aklima gelmemisti:)



Her sene mumlari uflemeden tuttugum dilek listem dillere destandir benim. Mumlar erimeye baslar, isik sacan seyler biter, sevdiklerim ‘iyi ki dogdun’ sarkisini soylemekten bir hal olur , artik bitse su merasim de pastayi yesek diye beklerlerken, benim dilek tutmam bitmez:) Bu sene dilek listemi yazayim dedim, mumlari uflemeden once blogta yayinladiklarim hepsi diyecegim, ama cok da sevinmeyin tum dileklerimi de yazmadim, 3 tane hala pastaya ozel dilegim mevcut :) Hadi hepsi olsun insallah sonucta isteyenin bir yuzu karaymis:)

Bakin neler bekliyorum, neler yapmak istiyorum:
- Ilk degismez dilegimi yazayim, sakin aman cok klise falan demeyin. Evet saglik tabi ki, hem kendime hem tum sevdiklerime en basta saglik diliyorum. Cunku saglik olmazsa asagida sayacaklarimin hic bir anlami yok. Ufak tefek oksurukler, burun cekmeler olacak elbet ama dermansiz dert olmasin yeter ki.

- Hayatima zevk ve kahkaha katacak hicbir seyi ertelemek istemiyorum. Cokca guleyim, yeri gelsin gulmekten puskurteyim, herkes pek bir resmi dururken bile icimden cok geliyorsa, zaten tutmakta cok basarisiz oldugum kahkahami atayim istiyorum. Gozumden yas gelecekse eger gulmekten gelsin, yuz kaslarim gulmekten agrisin diliyorum:)


- Yine cokca gezeyim, yeni yerler goreyim, farkli kulturler taniyayim, yeni arkadaslar edineyim, birsuru degisik lezzetler tadayim, kimisini aman bu da yenir mi diye zorla yutayim, kimisini ne kadar tok olsam bile dayanamayip yiyeyim istiyorum:) Ben gezdikce yenileniyorum, dunyayi gezdikce ne kadar buyuk, bir o kadar da kucuk oldugunu kesfediyorum.

- Daha cok okuyayim, cok guzel kitaplar olsun, okumalara doyamayayim ama gozlerimi de bozmayim, zaten senelerdir ne cektiler benden:) Yanlis kitap secimleri de yapmayim, kitaplari yarim birakamadigim icin bitirecegim diye sikintidan patlamayim:)

- Yazacak daha cok seyim olsun ama biraz da yazmak icin daha fazla zamanim. Zaman ayni olacagina gore, zamanimi daha verimli kullanmayi dilesem daha iyi olacak sanirim:)

- Sevgi hep olsun ki hayat daha bir anlamli olsun. Bir gulusu ile mutlu olacagim, benim tek damla gozyasima dayanamayacaklar doldursun etrafimi. Hatta tum sevdiceklerim, hepsi yanimda olsun diyecegim ama boyle dilek tutarak bazi canlarin da duzenini bozmayim. Tum sevdiklerim, sevdikleriyle birlikte yerlerinde mutlu olsun:)

- Basari olsun, senelerdir okuldu, stajdi, isti cok emek verdim sonuclari daha da guzel olsun. O kadar calisinca hayirli kazanc da olsun.

- Daha fazla sey ogreneyim, her gun bir yeni bilgi gercek olsun:)

- Biraz macera olsun, her sene bir onceki senenin tekrari gibi olmasin, az hareket biraz bereket olsun:)


- Her sene bir kac epey onemli karar vermem gerekir benim, bu senekilerde Allah yardimcim olsun:)

- Hersey cabuk cabuk sonuclansin, cok beklemek olmasin diyecegim ama gercekci olmayacak:) en iyisi mi ben kendime sabir dileyim:)

- Ulkem icin de guzel seyler olsun, gurbet ellerde aci haberlerine uzulup, sacma olaylari icin yuzum kizarmis gezmeyim.

- Dunya da daha yasanilacak bir yer olsun, baris olsun, insanlar olmesin, kucucuk kizlar evlendirilmesin, cocuk pornosu diye birsey akla bile gelmesin vb...

- Daha fazla spor yapayim amac saglikli olmak yoksa o verilmesi gereken 3 kilo fazlayla uzak yakin alakasi yok:)


- Bilerek pek yapmam zaten ama bilmeden sevdiklerimi hic uzmeyim, kirmayim. Ola ki yaptim, onlar da beni affetsin ki senelerce bunu kafama takmayim.

- Kendimi de gereksiz insanlara kirdirmayim.

- 2014’te cok fazla islandim, daha fazla semsiye seveyim, daha kuru kalayim:) ama yazin yine fiskiyelerin ustunden atlayip, aralarinda kosup islanayim:) uff dileklerim cok tutarsiz, hic yazmasa miydim acaba:)

- Etrafim guzel insanlarla dolu olsun dedim ama arada da soyle cok sevdigim bir sarkiyi acip, bir kadeh sarabimi alip, kagidim, kalemim, kitabim yalnizligimin tadini cikarabileyim.

- Dans beni hic yalniz birakmasin, muzik durmasin, enerji hic bitmesin en azindan istek hic gitmesin.

- 2 senedir ogrendigim Almancam oyle birsey olsun ki senelerdir ogrendigim Ingilizcemden bile daha iyi olsun:) Sahaneler yaratayim, kendim de sasayim:)

- Kucuk seylerden hala mutlu olabileyim, beklenmedik bir cicek, ansizin bana guzel seyler hatirlatan bir sarkinin veya kokunun gelmesi, kardan ortaligin bembeyaz olmasi, yazin dalgalarin kiyiya vurmasi, ozenle hazirlanmis bir sofra, sabah kahve kokusu yuzumu guldursun:)

- Pismanliklarim olmasin, gozum arkalarda kalmasin, yani gecmis gundeme gelecekse iyi ve komik olanlari gelsin. Kotuler de cok silinmesin de ayni hatalari tekrarlamayim.


- Deger verilmesi gerekene vereyim, gerekmeyeni sileyim. Hayat degersizlere genis zamanlar ayiracak kadar uzun degil.

- Hayallerim beni hic yalniz birakmasin ki hala nefes aldigimi bileyim.

- Dilek ya bu biraz da ucayim yani ucayim dediysem oyle gercek ucmak bir sonraki yasa kalsin ben en iyisi okyanusta yuzeyim:)

- Onceden hep birseyleri ozel anlar icin saklardim, son senelerde onu degistirdim, yine devam edeyim. Yasadigim her anin ozel oldugunu unutmayim. Onceden farkliydim dediysem, misafir gelecek de kristal bardaklari ancak onlara cikaracagim diyecek kadar abartili degildim, yanlis anlasilmasin:)



- Beni taniyanlar iyi bilirler, ben ‘to do’ list yapmaya sonra da yaptiklarimin ustunu cizmeye bayilirim. ‘To do’ listlerim hep benimle olsun, hep de yapacak birseyler olsun:)

- Olaylar oyle havada kalmasin. Su sozu hep severim: noktayi koymak ne kadar zor olsa da tamamlanmis cumleler, eksik kalmislara gore daha az aci verir.

- Annem surekli soyler, her yas kendine gore guzeldir diye, yeter ki sen tadini cikarmayi bil. Aynen katiliyorum annecigime, senelerin gecmesi, pastaya artik yasin kadar mum konulamamisinin cidden hic onemi yokmus. Her yasimi seviyorum, hatta itiraf edeyim seneler gectikce kendimi cok daha iyi taniyorum, hayattan ne istiyorum daha iyi biliyorum, farkindaliklarim artti, bunlar da bana cok sey katti. Yoksa hala bayramda ucan balon isteyip, cizilmis yer gorsem seksek oynayabilirim ama herseyi buyutecek kadar da kucuk kiz degilim artik:)

- Ohh ne iyi ettim de yazdim, ucuncu pastamı kesmeme saatler kala tamamladim, simdi artik gonul rahatligiyla mumlari ufleyip, hemencecik pastami yiyip, benim en ozel gunumu kutlamaya baslayabilirim. O zaman ben kacar, yeni yasimda gorusmek uzere, optum, byeee:)

Tuesday, November 11, 2014

Berlin’de Mutlu Olmak icin 20 Sebebim:)

Berlin’de 2,5 yilimi doldurup da bir Berlin yazisi yazmasam ayip olurdu artik :) O zaman Berlin’de mutlu olmak icin 20 sebebim huzurlarinizda :) (Bu arada 20 maddenin kendi icinde bir siralamasi yoktur, hepsinin seviyesi asagi yukari aynidir :))


Berlin’de Mutlu Olmak icin 20 Sebebim:

1. Berlinliler: Ufff bugun cok trafik var!
Ben: Trafik mi? Yol bildigin acik :).
Yani isin ozu burada hic trafik yok. 2,5 senede 2 kaza ile karsilasmam, kaza derken arkadan dokunmus diyelim :) durumu daha da aciklar sanirim :).

2. Aslinda arabaya da hic gerek yok! Metro, tren 24 saat sinirsiz hizmet, hem de heryere, en uzak nokta 45 dakika mesafede. Hepsinin son derece dakik oldugunu da sanirim tahmin edersiniz. Ilk basta „kac tane hat var, nereye gidiyoruz, kaybolduk“ moduna gecseniz de, bir metro-tren haritasi sorununuzu cozer :).

3. Benim gibi hersey bir yana bisikletim bir yana diyorsaniz, cok dogru yerdesiniz :). Her yerde bisiklet yolu var, suruculer alisik, bisikletlere dikkatli, bir de sehir dumduz olunca, is, eglence, market her yer pedalina kuvvet :).


4. Hava biraz guzel oldu mu, hele de gunes vurdu mu, Spree’ye karsi (bizim guzel nehrimiz oluyor kendisi :)) oturup gun batirmak gibisi yok.

5. Bir cok Avrupa baskentine gore yeme, icme, alisveris son derece uygun fiyatlara.

6. Vazgecilmezim ahududu, bogurtlen, yaban mersini cenneti. Dalindan toplayip getiriyorlar ve Turkiye’de aldigimizin ucte biri fiyatina :). Hatta Beelitz’te kendiniz bile toplayabilirsiniz, kesinlikle denemeye deger :).

7. Heryer yemyesil, en akliniza gelmedik yerde bile sahane bir parkla karsilabilirsiniz. Artik piknik mi yaparsiniz, kitap mi okursunuz, muhabbet mi edersiniz bilemem ama temiz havaya doyacaginiz kesin :).

8. Gunes biraz yuzunu gosterdi mi, hava da 25 dereceyi buldu mu, ver elini goller :). Berlin’in etrafi cok kisa surede ulasabileceginiz gollerle kapli. Benim gibi once „Yok canim golde de yuzulur mu, denize alisigim ben“ derken, bir zaman sonra kendinizi „bu sefer hangi golu deniyoruz“ diye sorarken buluverirsiniz :).


9. Beach bar (plaj barlari) da, hava guzelse kesin gidilesi yerlerden. Gercek kum olmayinca sehirde, yapay getirmisler ama plaj havasina girmenize engel degil. Kimi zaman plajda aniden gelen siddetli yagmurla islanmak da var ama o bile guzel, farzet buyuk dalga geldi canim :).

10. Berlin’de dunyanin bir suru ulkesinden, sehrinden insan bir sekilde uyum icinde yasamanin yolunu bulmus, siz de kendinizi o dalgaya birakirsaniz, mutluluk madalyasi ile odullendirilirsiniz :).

11. Zamanla cok degistigini soyleseler de Berlin’in ozgur ruhu her zaman gozle gorulur. Club cenneti olan Berlin’de gece disari cikmak icin ille de suslenip, puslenip, gunun sonunda ayaklarinizi olduren topuklulari giymenize, erkeklerin yaz sicaginda sortlari cikartma eziyetine katlanmasina gerek yok. Eglenceli kimliginiz yaninizda olsun yeter :). Bizde moda, canin nasil isterse :).


12. Ben cok muze meraklisi olmasam da, Berlin’den bahsederken muzelerini es gecmek cidden ayip olur. Muzeler adasina sahip olan sehirde, bence bu aktivite bitmez.

13. Sehir merkezine cok yakin, herseyin cok duzenli oldugu, ucaktan cik, hemen valizini al, hooop 10 dakikada evde olma konforunu saglayan Tegel gibi bir havaalanina sahip sehir, bu yonuyle de kalbimdeki yegane yerini almis bulunuyor :).

14. Kahve icmek sizin icin de doyumsuz bir keyifse ve bunun icin sinirsiz imkaniniz varsa yasadiniz demektir. Hele de ahsap mobilyali, hafif los, mumlarin masaya aktigi cafe’lerde insan saatlerce okuyup, yazip, sohbet edebilir. Bunlarin ustune Starbucks, vb. kahve zincirleri de bircok yere gore fazlaca ucuz.


15. Hem ulkenden uzakta, hem de ulkendeymis hissi veren tum Turkiye’ye ait seyler. Restaurantlar, kuaforler, asure gunleri, iftar menuleri, fasil geceleri, ayran ve yakisan lezzetleri :).

16. Avrupa’nin bir sekilde ortasinda olup, uzun haftasonlari kacamaklarina cok elverisli olmasi, biraz da gezmeye fazla duskun olunca :).

17. Bir sehre kar daha fazla yakisamaz. Aralik ayi, Christmas market cenneti guzel sehirde, sicak sarabini yudumlayip, gebrannten Mandeln (sekerle kavrulmus badem) yerken sehre bir kez daha asik olmamak imkansiz :).


18. Eger sira varsa, omuz vurarak kimsenin senin onune gecmeyecegini bilmek, birine hayir denen seye digerine evet denmedigine emin olmak, planlasmis seylerin zamaninda olacagina guvenmek de guzel sey dogrusu.

19. Sonuc Berlin’de tarihse tarih, sanatsa sanat, eglence ariyorsaniz da alasi var :).

20. Herseyden de otesi sanirim sehirleri guzel yapan insanlar. Almanlar soguktur, gulmeyi, eglenmeyi bilmezler laflarina inat, bir dunya cooook sevdigin insan varsa etrafinda, sehir o zaman zaten daha bir bambaska :).

Friday, August 8, 2014

ALMANYA’NIN FLORANSA’SI, DRESDEN:)

Genel Bilgiler:

Oncelikle tavsiyem sudur ki, Dresden’e gitmeden biraz tarihiyle ilgili edinin. Bu durumda sehre bakis aciniz kesinlikle degisecek. Almanya’nin dogusunda bulunan, Saksonya eyaletinin baskenti sehir, Ikinci Dunya Savasi (13-14 Subat 1945) bombardimaninda yerle bir olmus ve cok fazla can kaybi vermistir. Hatta savasta en cok zarar gormus Almanya sehri de denebilir. Yani su anda gorup asik olacaginiz sehir, bariz kullerinden yeniden dogmus. Neredeyse tum binalar 1990 sonrasi tekrar yapilmis ama oyle bizdeki gibi ben yeniyim diye bagirmiyor. Hepsi ozunu koruyarak, eskimis taslar kullanılarak yapilmis. Bu yonuyle dusununce gercekten mucize sehir denebilir ama bir taraftan da garip bir huzun barindiriyor bunyesinde.


Sehir Elbe nehri yaninda bulunmasi, zengin tarihi gecmisi, bakmaya doyulmayacak kadar guzel barok, gotik ve klasik mimari binalariyla Almanya’nin Floransasi olarak aniliyor. Floransa hayrani biri olarak bu yakistirmaya itiraz etmiyorsam, Dresden’i sevmisim demektir:)



Almanya’nin genelinde oldugu gibi yesilin her tonuna hakim ve tertemiz havasini icinize cekeceginiz bir suru parklari var. Cesmesi de cok, hatta bizimkiler gibi agzinizi dayayip kana kana kaynagindan bile su icebilirsiniz. Sanirim baska Avrupa ulkesinde pek yaptigimi hatirlamiyorum:)



Dresden icin Avrupa’nin porselen uretim merkezi denebilir, ilginiz varsa sehrin bircok yerinde orneklerini bulup, detaylarini ogrenebilirsiniz.

Biz yaz ayinda gittigimizden mi yilin her zamani mi oyle bilmiyorum ama cok fazla turist vardi. Sehir de kucuk oldugu icin, ayni turistlerle gun icinde farkli yerlerde bile karsilasiyorsunuz:)



Bence Dresden planinizi 2 gece kalmali ya da bilemediniz 3 gece kalmali yapabilirsiniz. 2 gece olarak planlar ve son gunu de cok iyi degerlendirebilirseniz (biz secim muhalefetiyle yapamadik:)) sanirim sehre baya hakim olursunuz. Biz biraz hizli tur yapmamiza ragmen bence yeterince yerini gezdik.



Neler yapilir, nerelere gidilir:

Bu sevimli, romantik sehirde heryere yuruyerek gidebilme zevkine eriseceksiniz. Elbe Nehri, Dresden’i eski ve yeni sehir olarak ikiye ayiriyor. Zamaninizin buyuk cogunlugunu eski sehirde (Altstadt) gecireceksiniz zaten. Sehri yuruyerek gezdiren turlar var (10 euro) ki bence hic gerek yok, kendiniz icinde biraz detayli tarihi bilgi de veren bir harita alin ve yurumeye baslayin. Hele ustu acik sehri gezdiren otobusler bence sadece para tuzagi en azindan bu Dresden icin.



Gitmeden duyacaginiz, gidince de bayilacaginiz yerlerden biri, Frauenkirche http://www.frauenkirche-dresden.de/, yani sehrin simgesi kilisesi. Neredeyse tamamen yikilan kilise yeniden yapilmis ama yeni oldugunu anlamaniz pek mumkun degil. Tum dogasi korunmus. Bina gercekten cok cok guzel ama malesef disi ve ici ayni degil. Ben bastan soyleyim de disinin ihtisami icinde yok. Eger para hesabi yaptiginiz bir gezi olacaksa bence icine girmekten vezgecebilirsiniz, cok sey kaybetmezsiniz.





Diger kesinlikle gorulesi yer barok mimari saheseri Zwinger http://www.der-dresdner-zwinger.de/de/startseite/. Uzun zamandir gordugum en etkileyici yerlerden biri. Cok goz alici bahceyle cevrelenmis bir saray burasi. Gunduz yemyesil cimleri, icinden fiskiran sulari, nefis binalariyla ayri guzel, aksam isiklandirmasiyla ise apayri guzel. Melek heykellerini her zaman seven ben, sarayin etrafini susleyen sayisiz melekleri gorunce hangisinin yaninda fotograf cektirecegimi sasirdim:) Zwinger’in icinde gezebileceginiz sanat sergileri de mevcut. ‘Porzellansammlung’ yani porselen sergisi bunlardan biri. Bizim pek ilgi alanimiza girmediginden 6 euro verip, gezmek istemedik ama zevk meselesi tabi ki. Bir digeri ‘Mathematisch-Physikalischer’olarak adlandirilan bilimsel aletlerin sergilendigi bir yer. Sonuncusu ‘Gemaeldegalerie Alte Meister’ de cok guzel eserlere ev sahipligi yapan bir resim sergisi. Bu gezilesi hele de melek sevginiz varsa:) Rafael'in ünlü Sistine Madonna’sina ve sevimli meleklerine doyacaksiniz:)





Dresden’in bir sanat ve tarih sehrine yakisan sekilde Fürstenzug adinda upuzun bir de duvari var. Porselenden yapilmis bu mozaik duvarda Almanya’nin prensleri ve krallari cok guzel bir sekilde resmedilmis.



Almanya’nin belki de en guzel binalarindan biri olan Semper Opera House yani opera binasi sahane. Baska hicbir yerin icine girmeseniz bile bence buna girin, 10 euro ama deger. Eger operaya gitmek isterseniz de biletlerinizi onceden almaniz gerekiyor.

‘Brühlsche Terrasse’ Brühl teraslarina cikip, Dresden’in goz kamastiran manzarasina bakmadan da olmaz. Hem gunduz gozuyle hem de gece sehir isikliyken bakacaksiniz, kalacaksiniz:) Gercekten buyuleyici bir havasi var. Gunduz Elbe nehri yaninda, cimenlerin uzerinde oturan insanlar, en guzel kareyi yakalamaya calisan turistler, Augustusbrücke (eski sehri yeni sehre baglayan kopru), hepsi ama hepsi cok guzel bir hava veriyor sehre. Gece gordugunuzde de bu sehre neden romantik dediklerini anliyorsunuz:)





Rezidensschloss yani krallarin sarayi olarak adlandirilan yine cok sasali baska bir binasi var. Saraydaki ‘Türkische Cammer’ yazisi hemen gozunuze carpacak cunku sarayin icinde Turk odasi diye bir yer var. Burada Osmanli’ya ait kiliclar, hancerler falan gosterilmis.

Biz tekne turu yapmadik, eksikligini hissetmedim ama zevkle yapan insanlari gozlemledim:)





Yeni sehir (Neustadt) kismini da gormeden olmaz. Augustusbrücke’de yurumeye baslayip, iki adim atip durarak, ‘buradaki manzara sahane, aaa bu bina da ne kadar hosmus’ diyerek, birsuru guzel fotograf cekerek karsi tarafa gececeksiniz. Yeni sehire gectiginiz gibi Golden Horse (altin at) dedikleri heykeli goreceksiniz. Eski sehrin mimari olarak gosterilen August the Strong’a tesekkur etmek icin yapmislar bu heykeli.



Daha cok kominist tipi binalarin goze carptigi yeni sehir su anda meshur alisveris caddeleriyle cevrelenmis. Haupstr ve Königstr’de, agaclar altindaki genis caddedelerde yuruyup alisveris yapmanin, banklarinda oturup kosturanlari izlemenin tadina varabilirisiniz.



Königstr boyunca yururken kocamansu fiskiyeleri gozunuze carpacak. Dresden’in cok sicak bir haftasonuna denk geldigimiz icin laf aramizda fotograf cekme bahanesine fiskiyelerde epey oyalandik, islandik, biraz serinledik:)



Sehrin merkezinden uzaklasip, biraz da etrafini gorelim derseniz, bisiklet kiralamak bence super olur. Ama o zaman biraz daha fazla gun ayirmaniz lazim. Yoksa sehir icinde hic gerek yok.

Bizim gibi sans eseri acikhava festivali olan bir zamana denk gelirseniz, Almanlar’in da eglenmeyi bildigini gorursunuz:)

Yapmadan donmemeniz gereken seylerden biri de (tabi ki yazin gitmis olmaniz lazim:)), Elbwiesen dedikleri, Elbe nehri yanindaki upuzun sahil seridi gibi olan yerde, cimlerin uzerinde once biraz guneslenip, sonra gunesi batirip, en sonunda da isikli, huzunlu, bir o kadar sevimli sehrin serefine (gunesten kizarmis burnunuza aldirmadan:)) bir kadeh kaldirmak:)



Ne yenir, ne icilir:

Bastan sunu soylemem gerekiyor ki, Almanya’nin cok zengin bir mutfagi yok malesef. Bunu tabi ki Dresden’da da goruyorsunuz. Tum dunya mutfagindan farkli lezzetler bulmak mumkun bu durumda da.

Oncelikle tavsiye edecegim ‘Bistro Café Am Schloß’un disindaki masalarindan birinde soyle guzel bir kahvalti ya da brunch yapmaniz. Hem Alman hem Fransiz usulu kahvalti bulmak mumkun. Onun disinda kendinize gore karisik yiyecekler de secebilirsiniz. Hem lezzetli birseyler yerken, hem de Dresden’in tarihi havasini icinize cekmek hosunuza gidecektir. http://www.bistro-am-schloss.de/cms/website.php?id=/de/index.htm



Aksam yemegi icin eger eski sehirde kalip, biraz turistlerle ic ice olalim derseniz, Neumarkt etrafi farkli dunya mutfaklari ile dolu. Ancak tahmin edeceginiz gibi fiyatlar normale gore, hatta Berlin’e gore de daha pahali. Bizim gibi ilk gece bu tarihi havadan uzaklasmayalim diyenlere, Ontario Steakhouse onerebilirim. Ben bayilmadim ama steak yemedigim icin ana yemek hakkinda cok yorum yapmayim, et sevenler begendi:)

Eger biraz daha uygun olsun yemek fiyatlari, tarihi havadan uzaklassak da olur derseniz, yeni sehre gecmenizi tavsiye ederim. O tarafta da imkan cok hem de daha ucuz fiyatlara.

Almanya’da olup ne icecegiz diye sormak ayip olur:) Dresden’in en meshur biralari sevenlere duyurulur: Radeberger, Feldschlösschen ve Freiberger.