En sevdigim Ahmet Kaya sarkisini bir baskasindan duyup sevecegimi hic dusunmemistim. Bunu da ancak Cem Adrian yapabilirdi. Yakamoz'u oyle guzel soylemis ki, dinlemelere doyamiyorum. Sesine, yuregine saglik Cem Adrian.
Simdi de Ahmet Kaya sarkilarinin seslendirildigi 'Bir Eksigiz' albumu top 3 listem:
1- Cem Adrian - Yakamoz (Tartismasiz birincim)
2- Hayko Cepkin - Memleket Hasreti (Soylerken yuregini koymus resmen, ya da beni memleket hasreti mi sardi nedir:)
3- Yasar Kurt - Kacak ve Anne / Sezen Aksu - Agladikca (3.'lugu tam kime versem bilemedim, biri cok gonulden soylemis, digerinin sesi cok iyi gitmis, o yuzden bari paylassinlar dedim:)
Her insanın bir deliliği vardır, ama en büyük delilik, hicbir deliliğe sahip olmamaktır...
Tuesday, March 18, 2014
Friday, March 14, 2014
ZAMAN HER ACIYI UNUTTURMAYA YETER MI?
Kapatti gozlerini, simdi hersey daha netti. Evde ekmek bitmisti, evet evet sofra hazirdi, bir tek ekmek eksikti. Daha ekmek bitmis dememe kalmadan, bizim ufaklik atlamisti bile. “Ben hemen alip gelirim” demesiyle bozuk paralarini saymaya baslamisti. “Baban da alsa olur” derken, o coktan cikmisti, 2’ser 2’ser merdivenlerden inme sesi duyuluyordu, 5 dakikaya kosesi yenmis ekmegi getirirdi. Ayni ben diye dusundu, tam da oyle degil miydi, heyecanli, kipir kipir bir cocuktu, annesi “seni izlerken yoruluyorum” derdi hep. O zamanlar ne kadar da cabuk gecmisti, simdi kendi boncuk gozlu cocugunun hizina yetisemiyordu. Neredeyse 3 aylik hamileyken anlamisti hareketli olacagini, herkesin agzinda olan hiperaktif mi olacak dusuncesine bile kapilmisti bir ara. Olsun ne farkederdi ki, icinde hissettigi en ufak kipirtidan, butun vucudu mutluluk dolmuyor muydu? Onlarin bir parcasi, sevgilerinin en guzel meyvesiydi. Hayalini kurmadan, 1 dakika bile onu dusunmeden geciremiyordu. Aslinda cok heyecanlanmak icin erkendi ama elinde degildi, kesinlikle arkadas gibi olmalilardi. Zaten erkek cocuklar annelerine duskun olur demislerdi. Sahi ne zamandan beri boyle anneannesinden duydugu laflara inanir olmustu. Her anini fotograflarla olumsuzlestirmek istiyordu. Nasil olacakti, simdi icinde buyuyup ilk aglama sesiyle dunyaya gelecek, ilk adimi illa videoya cekilecek, ilk yasi cok guzel kutlanacak, bisiklete binmeyi cabuk ogretecekti. Kendi gibi kofte, patates canavari olur muydu acaba, simdiden acilan istahina bakilirsa kesin olurdu. Nasil oluyordu da insan her bebeginde ayni hisleri tekrar tekrar yasiyabiliyordu.
Yine annesini dusundu, asil anne olunca anlarsin dedigi zamanlar geldi gozune. Cidden anne olduktan sonra anlamisti, dunyadaki hicbir sevgi annenin yavrusuna hissettigi ile karsilastirilamazdi. Kocasini, annesini, babasini da cok seviyordu ama boncuk gozlusunun, preseslerinim saclarinin teline zarar gelse, icindeki yangin sonmuyordu. Aman saglikli olsun da hersey bir sekilde yoluna girerdi. Nerden de geldim simdi buralara diye dusundu, 14 yasinda benim boncuk gozlum artik, oyle ilk adimi, ilk kelimesini coktan gecti. Istedigi gibi arkadas da olmuslardi. Kucuk adam gecenlerde ilk defa asik bile olmustu. ‘Kantinde oglen yemek arasinda bir arkadasima pasta ismarladim, o yuzden bugun bana biraz daha fazla para lazim’ derken yuzunun hafif pembelesmesinden anladim. Anlatti sonra, ayni siniftalar, dersler arasina sikistirilmis tenefuslerde ask yasiyorlar. Ne kiymetlidir o kisacik 10 dakikalar dedim.
Yine annesini dusundu, asil anne olunca anlarsin dedigi zamanlar geldi gozune. Cidden anne olduktan sonra anlamisti, dunyadaki hicbir sevgi annenin yavrusuna hissettigi ile karsilastirilamazdi. Kocasini, annesini, babasini da cok seviyordu ama boncuk gozlusunun, preseslerinim saclarinin teline zarar gelse, icindeki yangin sonmuyordu. Aman saglikli olsun da hersey bir sekilde yoluna girerdi. Nerden de geldim simdi buralara diye dusundu, 14 yasinda benim boncuk gozlum artik, oyle ilk adimi, ilk kelimesini coktan gecti. Istedigi gibi arkadas da olmuslardi. Kucuk adam gecenlerde ilk defa asik bile olmustu. ‘Kantinde oglen yemek arasinda bir arkadasima pasta ismarladim, o yuzden bugun bana biraz daha fazla para lazim’ derken yuzunun hafif pembelesmesinden anladim. Anlatti sonra, ayni siniftalar, dersler arasina sikistirilmis tenefuslerde ask yasiyorlar. Ne kiymetlidir o kisacik 10 dakikalar dedim.
Sahi ne kadar olmustu ekmek almaya cikali, bakkal surasiydi. Aslinda ortalik karisik cok da evden gitmesini istememistim ama bu kadar da baskici olmamak lazimdi. Bu ne bicim kapi calmak, neler oluyor, gozlerim karariyor, goruntuler yine ayni yerde karisiyor, hastane mi, vurulan kim, nasil, cok kan mi var, kim dediniz, nasil olmus. Sonrasi hep bulanik, evet bu benim boncugum, hep yatakta, beyaz onlukluler etrafinda, cok yaklasip koklayamiyorum bile, hep borular, sargilar basinda. Aci cekiyor, o aci cekiyor hastane yataklarinda, ben oluyorum hic uyku tutmayan koltugumda, zorla goturuldugum yatagimda. Daha 15 yasinda o, yuruyecek cok yolu, gorecek cok gunu, atacak cok kahkahasi var. Ne kadar oldu hic gulusunu duymadim, 269 gun mu, halbuki o guldukce ben bakmaya doyamazdim. Omrumun anlami, tam 269 gundur hayat mucadelesi mi veriyor? Nerde benim kofte, patates canavarim, gozumun onunde eriyor, igneyle besleniyor, 15 yasinda 16 kilo ama gucludur o, cok guclu atlatacak. Hele bir iyilessin, ben ona istedigi herseyi yaparim, bu verdigi kilolari 1 ayda aldiririm. Iyilesiyor dimi, iyilesecek, sonuclar iyi degil mi, inanmam ben, iyi olacak benim kara gozlu, masum bakisli prensim. Duymuyorum ben artik, hicbir annenin duymaya dayanamayacagi bir haberi soylemeye calisiyorlar, ben omrum boyunca hic duymasam. Olamaz, ne dediler, hayir, sonrasinda cok kan var, baska bir goruntu yok, her yer kan revan. Hem kan ruyayi bozar, ruya dimi, acacagim gozumu, bitecek bu hayatimin en kotu kabusu, bitmeyen cilesi. Ruyalarin tersi cikar, ne kadar uzadi bu omurluk ruya. Hadi ben aciyorum gozlerimi, sen de ac boncugum gozlerini, eger sen gozlerini acmayacaksan, ben de bundan sonra omur boyu acmasam da olur gozlerimi...
Monday, March 10, 2014
YOGA ve RAHATLAMAK MI?
Eger siz de
universite sinavini kazanmak icin benim gibi boynu heba edenlerdesiniz,
senelerdir cektigim boyun sorunlariyla muhtemelen hasir nesirsiniz. Periodik
araliklarla tutan boyun agrilarimdan ve bir suru ulkede doktora gidip, ayni
seyleri duymaktan hal geldi. Sabit sekilde bilgisayar basinda mi oturuyorsunuz,
evet nasil da bildiniz:) O halde her 15 dakikada bir ekrana
bakmayi birakip, 10 kere basinizi saga, 10 kere sola, one, arkaya diye devam
eden hareketler silsilesini yapmaniz lazim. Teoride ezbere biliyorum hepsini,
sor recetesini bile yazarim ama pratikte, calisirken her 15 dakikada bir o
hareketleri yapmaya baslasam, birak boynu, herkes akil sagligimdan suphe eder.
Ben doktorlarin sundugu ikinci secenege geceyim diyorum bu durumda. Ya yuzmeye
gidecegim, ya da yoga yapip, boyun kaslarimi esneme hareketleri ile
rahatlatacagim. En sevdigim spor yuzme olmasina ragmen, evime en yakin yuzme
havuzu, bana sehrin diger ucuymus gibi gorundugu icin, is cikisi once o yolu
cek, sonra spor bitsin, sen bit ama yol bitmesin, eve donus yolculugu baslasin
diye dusununce yuzme olmaz diyorum. Aslinda yol bir yana, itiraf edeyim, su
kapali yuzme havuzlarindaki bone olayi beni oldum olasi deli eder, kafamdaki
tum o saclari boneye sokana kadar akla karayi secerim, onunu sok, arkasi
acilir, arkadan baslasan one yetismez. Yok once elinle ac, gevset, haydi bir ki
uc, daha kucucukken annemle neler neler denemistik de yine olmamisti. Annem
sonunda, ‘kizim boneyi yirtacagimiza en iyisi yarin gidip sacini kestirelim’
demisti:) Bazi seylerin insana baki kaldigi da dogruymus:) Hadi bir caba , tam butun sacini icine sokarsin ama bir
rahatsiz his ki anlatilmaz, alnin ordan burdan sikismis, kafanda tost
makinasinda kalmis hissi. Hayir yani sunu ilk bulan insanlarin zoru neymis ki
bu kadar dar yapmislar anlamak imkansiz.
Neyse tum bunlari dusundukce karar
veriyorum, yoga denenecek, boyun kaslari gevseyecek, agrilar gidecek. Oncelikle
sunu soylemekte fayda var, yaptigim en fazla esneme hareketi uykum geldiginde.
Yani ben kendimi bildim bileli esnek falan degilim, ablam ne esneme hareketleri
yapardi, begenir, alkislardim falan ama o kadar, dener misin aklimdan bile
gecmez. Hatta takla, ki ne kadar esneklikle alakalidir orasi bile mechul ama
onu bile atamam, annecigim 35 yasinda ben biraz olsun takla atabileyim diye,
kac kere gostermisti, kadincagizin midesi bulanmisti o kadar cok atmaktan, ama
ben ancak bakakalmistim. Annem ‘kizim senin gibi sadece bakarak degil,
deneyerek ogrenilir’ dediyse de olmamisti.
Ama bu sefer yoga beni
esnetecek, boynuma iyi gelecek, inanarak gittim. Zaten egitmen dedi ki kendini
zorlama, ne kadar yapabiliyorsan o kadar, istedigin pozisyonda kalabilirsin,
aynilarini tekrarlayabilirsin, kendini nasil iyi hissedersen, amac rahatlamak.
Tabi tabi dedim hemen, yaklasim cok hosuma gitti. Basladik, once nefes
hareketleri falan cok iyi, etrafimda bir suru yasta, kiloda kadinlar, erkekler,
uyum icindeyiz, ta ki ben bozana kadarJ Gerci bu ekiptekiler nerden baksan 1 senedir duzenli
geliyormus, ama benim de uyum sagliyacagima supheleri yok, komik. Hareketler
biraz degismeye, sekiller farklilasmaya, benim hareketlerim de gariplesmeye
basliyor. Zaten ben sagimdakine, solumdakine, onumdekine bakmaktan pek bir
motivasyonumu saglayamiyorum ya olsun. Hayretler icindeyim adam o koskoca
vucudu nasil o sekle soktu yahu, ya su yandaki tombik teyze, o da neler yapiyor
yarabbi, yok yok kesin benimki disaridan daha da komik gorunuyor. Acaba onlar
da bu ne yapiyor boyle diye bakiyorlar mi diye dusunurken, insanlara cok
bakmamaya karar veriyorum. Yok artik daha neler, bu hareketi gereken sekilde
yaparsam ben, kesin boynum altimda kalir, boynu kokten kirar isin icinden
cikarim. Evet ne dedi egitmen, kendini rahat hissettigin pozisyonda
kalabilirsin. Evet evet bu hareketi yapmayi denemem bile walla, ama
baslangictaki rahat nefes pozisyonuna donsem, millet ne der, kadin sonunda
oturmaya mi geldik dese ne derim.
Neyseki gectik o hareketi, haydi gozunuzu
kapatin diyor egitmen, hay turklukten gelen huyuma ne diyim, hep boyle degil
midir, gozunu kapat dendi mi, herkes o kapatti mi bu kapatti mi once iki saat
ortaligi suzer ya. Aman Eda sakin yapma kapat hemen gozunu diyorum, Almanya
burasi zaten herkes soylenene uymus kapatmistir gozunu coktan. Fonda hafif bir
muzik, simdi yere uzanin diyor, ohhh walla dunya varmis, boynum bir dinlendi
derken, vucudunuzun neresi yere degiyor, sunu hissedin, bunu hissedine geliyor.
Ooo ben oyle her ayrintiyi dusunersem her yerimden ses gelir, cok inceci
olmamak lazim diyorum. Fondaki hafif muzikle birlikte, gozlerim kapali ortamdan
tamamen kopuyorum. Yarin sabahki toplanti kacta basliyordu, surdan cikinca ne
yesek, ne kadar zaman gecti, saat kac oldu ki, yok yok simdi gozumu acip saate
bakarsam cok ayip olur, acaba su sakin muzikle, is yorgunlugunun ustune uyuyup
kalan falan oluyor mudur, insan acaba yoga egitmeni olmayi neden ister gibi
kafamda bir dunya soru donmeye baslarken herkesteki kipirtiyi hissediyorum,
hemen gozumu acip ben de oturur pozisyona geciyorum. Tekrar soyle etrafa
bakiyorum, millet baya terlemis, yuzler kizarmis falan, ben masallah koydugun
gibiyim, o hareket zor denenmez, bu boynumu kirar falan derken, oturdum, oturdum,
yattim, kalktim. Ama rahatladim mi ki yok walla ne gezer, ona bak, buna bak, o
yasta, o kiloda amca, teyze nasil yapar da ben yapamam, neden onlar konsantrasyonunu
sagladi da bende olmadi falan derken daha bir strese girdim. Orani dinle,
burani dinle, agri boynumdan sanki omzuma kadar da genisledi. Ciktigimda bitti
diye daha mutluydum, en iyisi guzel bir yerde birseyler yiyip, hafif birseyler
icerek kendimi rahatlatmaya karar verdim. Yoga tekrar mi, kisa surede almayim
hem daha sirada pilates var:)
Subscribe to:
Posts (Atom)